Estetik cerrahide yağ dolgusu uygulamalarının oldukça geniş bir uygulama alanı vardır ve popülaritesi günden güne artmaktadır. Başlıca uygulama bölgeleri arasında yüz, eller, dirsek, meme, genital bölge, skarlar gelir. Enjekte edilen yağ hücreleri canlı hücrelerdir ve aktarıldıkları bölgede yaşamaya devam eder. Yağ enjeksiyonu işlemlerinde en önemli konu elde edilen ve aktarılan yağ hücrelerinin canlılıklarını sürdürmeleridir. Bu nedenle yağ alımında uygulanacak teknik ve kullanılacak aletler çok önemlidir. Yağ hücreleri alınırken belli kalınlıktaki kanüller ile alınmalıdır. Alınan yağın enjeksiyona hazır hale getirilmesinde geçirdiği aşamalar sırasında yağ hücreleri travmaya uğramamalıdır. İşlemler sırasında yağ hücreleri parçalanırsa enjeksiyondan kısa süre sonra etkileri kaybolacaktır. Bir diğer önemli nokta yağ hücrelerinin eşit şekilde doku katmanları arasında dağıtılmasıdır. Doku içine sadece bir bölgeye yoğun miktarda yapılan yağ enjeksiyonlarında yağ hücreleri beslenemez ve başarı sağlanamaz.
Yağ enjeksiyonu doku hacmi azalmış bölgeler uygulandığında, güvenli, uzun ömürlü ve doğal görünümlü sonuçlar verir. Alınan yağ dokusu kişiden alındığı için herhangi bir reaksiyon verme reddetme gibi bir durum gelişmez. Enjekte edilen yağın miktar olarak ne kadarının kalıcı olacağı kişiden kişiye değişmektedir. Kalıcılık tekniğe bağlı olduğu gibi kişinin yapısal özellikleri ve alışkanlıklarına göre değişebilmektedir. Ancak ortalama bir değer olarak genellikle enjekte edilen yağın %60’ı kalıcı olmaktadır.
Yağ enjeksiyonunun en sık uygulandığı bölge yüz bölgesidir. Yaşlanma ile beraber yüzdeki iskelet kaybına bağlı çökmeler, yerçekimine bağlı sarkmalar ve cilt değişiklikleri olur. Yağ enjeksiyonu ile yüzde boşalan kısımlar desteklenir. Böylece yüzün daha genç, dolgun, diri ve estetik görselliği sağlanır.
Yağ enjeksiyonunun bir diğer uygulama bölgesi el gençleştirme işlemidir. Alınan yağ belli işlemlerden geçirildikten sonra el sırtında deri altına enjekte edilir. Sonuç olarak damar ve kemik yapılarının daha az belirgin olduğu, çökmelerin giderildiği, daha iyi deri yapısına sahip görüntü elde edilmiş olur.
Genital bölge gençleştirilmesinde yağ dolgusu dış dudaklara enjekte edilerek daha iyi bir görünüm elde edilir.
Meme protezi istemeyen, sarkmanın az olduğu ancak memede boşalmaların çok olduğu kişilerde memeleri dolgunlaştırmak için yağ enjeksiyonları kullanılabilir. Bu işlemlerde yağ genellikle liposuction ile alınır ve memenin belirli bölgelerine enjekte edilir.

İyileşme Süreci
Yağ enjeksiyonu işlemi uygulanan bölgeye göre lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. Lokal anestezi altında yapılan uygulamarda hastanede kalmaya gerek yoktur. Yaygın liposuction yapılan ve daha fazla volüm enjeksiyonu yapılan hastlarda hasta bir gece hastanede kalır ve ertesi gün taburcu edilir. Hastanın normal yaşantısına geri dönmesi 2-7 gün arasında değişir. Operasyondan sonra yağ verilen yerlerde ödem olması doğaldır. Ödem birkaç gün içerisinde kendiliğinden geçer ve estetik görsel son şeklini alır. Fiziksel egzersizlere genellikle 2 hafta sonra başlanabilir. Erime belirgin olursa aynı bölgeye iki ay sonra yağ enjeksiyonu tekrarlanabilir. Pansuman yapılmasına ve dikiş alınmasına gerek yoktur. Genellikle ikinci haftadan sonra operasyon ile elde edilen sonuç ortaya çıkmaya başlar ve 3-6 ay arasında son görüntü ortaya çıkar.