Sıcak ortamlarda, spor yaparken veya normalden daha fazla hareketli olduğumuz durumlarda ter bezlerimiz fazla çalışır ve daha çok terleriz. Normal derecede terleme fizyolojik bir olaydır. Cilt üzerindeki ter buharlaşırken cilt ısı kaybeder bu şekilde vücut ısı dengesi sağlanmış olur. Terleme normal koşullarda termoregülasyonun kontrolü dışında cildin nemliliğinin ve sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasına da yardımcıdır.

Cildimizdeki ter bezleri ekrin bezler ve apokrin bezler olmak üzere iki çeşittir. Ekrin ter bezlerinin sayısı vücutta daha fazla sayıdadır ve cildin üst yüzeyine daha yakındır. El ve ayak tabanındaki terleme bezleri ekrin ter bezleridir. Apokrin ter bezleri ise saçlı kafa derisi, koltuk altları, kasık ve açık kıl köklerinin daha sık olduğu bölgelerde bulunur. El ayası ve ayak tabanlarımızdaki terleme hemen doğum sonrasında başlamasına rağmen koltuk altı terleme ergenlik dönemine kadar başlamamaktadır.

Hiperhidroz ya da diğer adı ile aşırı terleme, bir insanın fizyolojik ihtiyacından daha fazla miktarda terlemesidir. Bu durum kişinin iş, sosyal hayatını ve sağlığını etkileyebilecek düzeye ulaşabilmektedir. Aşırı terleme genellikle herhangi bir hastalığa bağlı olmayıp kişinin genetik özelliklerinden kaynaklanır.

Koltuk altı terlemesi özellikle yaz aylarında önemli derecede sorun oluşturur. Gün içinde kısa sürede oluşan koltuk altı kokusu ve terlemeye bağlı giyilen elbiselerde oluşan ıslak görüntü sosyal problemlere yol açar. Koltuk altı terlemesine yönelik kullanılan bir takım kozmetik ürünler mevcuttur. Anti perspirant gibi moleküller ter bezlerini bloke ederek terlemeyi birkaç saatliğine azaltabilir. Ancak bu bileşikler terlemeyi tamamen önleyemez. Deodorantlar terlemeyi engellemez, sadece ter kokusunun bastırılmasında yardımcı olurlar. Özellikle terleme durdurulamadığı için koltuk altında kötü bir görünüme yol açan ıslak görüntü ortadan kaldırılamaz.

Tedavi Yöntemleri

Koltuk altı terlemesinin önlenmesinde cerrahi tedavi ve botoks enjeksiyonu gibi uygulamalar  mevcuttur. Cerrahi yöntemler ile karşılaştırıldığında botoks uygulaması çok daha kolay ve pratik ve problemsiz bir yöntemdir. Botoks enjeksiyonu ile koktuk altı ter bezlerinin çalışması geçici olarak engellenir. Enjeksiyon öncesinde koltuk altında terlemenin en yoğun olduğu bölgeler tespit edilir. Bu bölgelere botoks enjekte edilir. Enjeksiyon sonrası etki yaklaşık 2-3 hafta arasında ortaya çıkar. Etki kişiden kişiye değişmekle beraber genellikle 6 ay-1 yıl arasında sürer. Botoks uygulamasının bilinen bir yan etkisi yoktur ve etki azaldığında veya tamamen bittiğinde tekrarlanabilir.

Avuç içi terlemesi diğer önemli problemlerden biridir. Özellikle yazı yazarken, kalem tutarken tutulan kağıdı hemen ıslatacak kadar yoğunlukta terleme olabilmektedir. Avuç içi botoksu uygulamasında anestezik krem uygulaması ile veya sinir blokajı yöntemi ile uyuşma sağlanır. 1 cm’lik aralar ile botoks enjeksiyonu yapılır. Etki 10 gün içinde ortaya çıkar ve 6 ay kadar devam eder.

Ayak tabanı terlemeleri özellikle kötü ayak kokusu nedenlerinin başında gelmektedir. Ayak tabanı botoksu ile terleme engellenebilir. Etki 10 gün sonra ortaya çıkmaya başlar ve yaklaşık 6 ay kadar devam eder.